BURUK BİR TEBESSÜM Gökyüzündeki alev kızılına esir olmuştu gözlerim. Oldum olası severim sonbaharı, eylülü. Ölümle yaşamın gerçekliğini gözler önüne serer, boylu boyuna. Başucumda salınan çınar ağacı, bugün daha bir mülayim, daha bir edalı dağıtıyor yapraklarını. Rüzgâr desen daha bir çelebi, daha bir naif.. Kızıldan kahverengiye, sarıdan yeşile ne ararsan var evrende. Yer sarı, gök kızıl… Kalbimin renginde savruluyor yorgun ruhum. Zembereği boşalmış düşüncelerim, zihnimi zorluyor tik taklarıyla. Elgin bir efkârla, bahçenin köşesindeki tahta sedire yayıldım, oturuyordum öylece. Çehreme garip bir hüzün konmuş, uykuyla, uyanıklık arasında gelgitlerle kı...
Kayıtlar
Mayıs, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KÜL Gece veda ederken, yerini uzun bir güne bırakmaya hazırlanıyordu. Semadaki Fecr-i Kâzip, Fecr-i Sadık ile nöbet teslimine niyetteydi. Yine yalnızlığın nezaretinde araladı gözlerini. Yaşlılığın verdiği yorgunlukla bedenini yataktan zorlukla doğrulttu. İki büklüm sırtının ağrılarına da aldırış etmiyordu artık. Aklaşmış kalın kaşlarının altında, iki küçük çukurun içinde parlayan gözlerini kırpıştırarak, duvara dayanmış bastonunu eline aldı. Küçük adımlarla pencereye yanaştı. Gecenin son kırıntıları da ortadan kaybolmaya başlamıştı. Gökyüzü kızıl bir girdaba dönüşüyordu. Çetin bir kışın, nefes kesen ayazının soğuğundan, pencer...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ÖZ " Hayat ne garip; kimine kırık bir kalbin içinde sessiz bir nida, kimine bitmek bilmeyen tatlı bir rüya..." "Kaybettim güvenimi, sağanak sağanak yağan ihanet yağmurunda.." "Şüphe kokan dalda, güven çiçek açmaz.." "Hayatta iki şey bakış açısını tebdil eder; birincisi sahip olduklarını kaybetmek, ikincisi; beklenmedik ayrılıklara mahkum olmak.." "Gülen çehreler eşlik ederdi hoş sohbetli kırk yıllık hatırı olan kahvelere. Oysa şimdi ürkek bakışlar, birbirinden kaçışlar kaldı, kaçamak selamlaşmalarda.." Dilek Eker Özyurt "
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
İTİMAT Kalmadı içimde itimat Riyakâr yüzler Soğuk bakışlar Benliğim tarumar Ne gökyüzünün maviliği Ne baharın tazeliği Avutur beni Simsiyah gecenin karanlığı kadar Kara yürekli insanlar Korkuyor, susuyor, dinliyorum Duyuyorum yalnızlığımı Seher vakti doğan güneşle Bad-ı saba da bir çiğ tanesi kadar Yalnızım Ve gökyüzünün kızıllığıyla Bulutların arasında kaybolan umudum Güneşin çölü kavurduğu kadar Yanıyor,ağlıyor Çocuk yüreğim Ve güzel hülyalara dalıyorum Papatyalar gibi ...